Yeni Bir Ekonomik kriz mi geliyor? Kasım 2010

Ekonomi Haberleri, Finans 1 Comment

Sponsor Reklamlar


Ekonominin patronu Devlet Bakanı Babacan korkuttu…  TÜSİAD’ın düzenlediği Sanayi Politikaları Forumu’nda konuşan Babacan, Türkiye’nin 2009’dan itibaren uygulamaya başladığı politikaların, bu yıl, G-20, OECD ve bütün uluslararası çevrelerde öneri ve doğru politika olarak, diğer ülkelere önerilmeye başlandığını söyledi. Kriz sonrasında Türkiye’de hızlı bir şekilde güven ortamının oluştuğunu kaydeden Babacan, “Dolayısıyla Türkiye artık daha tercih edilen bir yatırım ülkesi olarak ortaya çıkmıştır” dedi. Türkiye’nin, BM Güvenlik Konseyi, Dünya Bankası, IMF gibi uluslararası kuruluşlarda da artık Türkiye’nin sesinin çok farklı çıktığını ve uluslararası düzeyde etkinliğinin arttığını söyleyen Babacan, IMF yönetiminde Türkiye’nin eskiye oranla iki kat daha fazla hisse sahibi olduğunu belirtti.

Ayrıca Avrupa Birliği ülkelerinin IMF yönetimindeki 9 koltuktan ikisini terk etmeyi kabul ettiklerini hatırlatan Bakan Babacan, bunun AB ülkelerinin dünya ekonomisindeki azalan etkisini ve ağırlığını gösteren bir gösterge olduğunu kaydetti. Babacan ayrıca, boşalan koltuklardan birinin de muhtemelen Türkiye’ye bırakılabileceğinin konuşulduğunu ifade etti.

“AVRUPA’NIN EN HIZLI BÜYÜYEN EKONOMİSİ OLDUK”

Türkiye’nin 2010’da Avrupa içinde en hızlı büyüyen ekonomi olduğunu ve bunu sürdüreceğini kaydeden Babacan, bu büyümenin istihdam artışına yol açan bir büyüme olduğu vurgusunu yaptı. Babacan, “Pek çok ülkede büyüme rakamları daha önce söylediğim gibi istihdam üretemiyor. İşsizlikte düşme sağlanamıyor. Bu yılın ikinci çeyreği ile geçen yılın ikinci çeyreğine baktığımız zaman Türkiye’de, 1,5 milyon yeni istihdam oluşmuş durumda. Bizim bu başarımızın önemli faktörlerinden bir tanesi sağlam bir bankacılık sektörü. Bu krizde herhangi bir bankamızın bir sıkıntı yaşamaması gerçekten önemliydi. Şu anda bankalarımızın rahat kredi kullandırıyor ve kendilerine güveniyor olması bizim bu yüksek büyüme oranlarımızın arkasındaki faktörlerden bir tanesi” şeklinde konuştu. Babacan bununla birlikte, ikinci bir kriz uyarısı yaparak, ”Merkez Bankası, hükümet, ilgili kuruluşlar ve iş dünyası olarak, bir yandan küresel krizle ilgili, bir ihtimal gelebilecek ikinci bir dalgaya her an hazır olmamız lazım. Ama öte yandan da uzun vadeli politikalar üzerinde mutlaka çalışmamız, karar vermemiz adımlar atmamız lazım” ifadelerini kullandı. Bu çerçevede yürütülen çalışmalardan birinin de “Yeni Ulusal İstihdam Strateji Belgesi” olduğunu dile getiren Babacan şöyle konuştu:

”İstihdam piyasasıyla alakalı 4 ana problem alanı tespit ettik… Bunlardan birincisi eğitim istihdam ilişkisinin güçlendirilmesi. Artık hayatın her devresinde eğitimin önemli olduğuna inandığımız bir yaklaşım. İkinci önemli eksen, iş gücü piyasasının esnekleştirilmesi. Hangi açıdan bakarsak bakalım bizim oldukça katı bir iş gücü piyasamız var. Üçüncü konu, kadınlar, gençler ve dezavantajlı grupların istihdamının Türkiye’de artırılması. 4. ve son konu ise istihdamla sosyal koruma politikaları arasındaki
ilişkinin güçlendirilmesi. Biz dört alanla ilgili çalışmalarımızı önemli ölçüde tamamladık ama baktık ki, bunun içeriğinde çok sayıda yasal düzenleme gerekiyor ve gerçekçi olarak baktığımızda, ki Mart ayından sonra meclisimizin verimli çalışacağını düşünmüyoruz, artık seçim kampanyası başlar. Türkiye’de, bu strateji belgesi içerisinden acil olan maddeleri çekip bir paket haline getirip meclise en kısa zamanda sunmayı düşünüyoruz.”

Sanayi politikaları
Babacan, ikinci önemli çalışmanın, Türkiye sanayi politikası olduğunu ifade ederek, Türkiye’de önümüzdeki dönemde devletin bu konuya bakış açısının, üzerinde yoğunlaşması gereken alanların, Türkiye Sanayi Strateji Belgesiyle açıklanacağını ifade etti. Sanayi Strateji Belgesi’nin, sanayi politikaları faslının AB müzakerelerinde kapanış kriteri olduğuna değinen Babacan, ”Bu faslın açılması Brüksel’de kararlaştırıldığında, bir kapanış kriteri olarak bu zikredildiğinde, arkadaşlar beni telaşla aradı. Dediler ki; ‘bu komisyon böyle bir çalışma yapıyor ve böyle bir kapanış kriteri isteyecekler’. Ben dedim ki; ‘telaşlanacağımıza üzüleceğimize tam sevinmemiz lazım, hiç olmazsa bu vesileyle yıllardır ihtiyacımız olan bir sanayi strateji belgemizi hazırlamış oluruz’ diye konuştu.

Author

1 Comment

  1. Ayşe Seyla Ertem 11 Kasım, 2010, Perşembe at 18:42

    Altının çok yükselmesi sonunda bizleriperişan eder ne yazık ki..Bu gidişedur demeklazım.Kazanan kazandınasıl olsa,biraz da halkı düşünsünler…..

Bir Cevap Yazın

Search

Back to Top